Split filmi ne anlatmak istiyor ?

Mantikli

New member
Split Filmi Ne Anlatmak İstiyor? Derinlemesine Bir Analiz

Merhaba forum arkadaşlarım! Geçenlerde Split adlı filmi izlerken, aklımda birçok soru belirdi. Bu film, çok katmanlı yapısıyla insanın içsel dünyasına dair derin bir bakış sunuyor. Eğer siz de izlediyseniz, zaten filmdeki her detayın ve karakterin gizemi üzerine kafa yormuşsunuzdur. Ama bazen, izlediğimiz bir yapımın aslında ne anlatmak istediğini tam olarak çözmek zor olabiliyor. Şöyle düşündüm: Split sadece bir gerilim filmi olmanın ötesinde, izleyiciyi insan ruhunun karmaşıklığına ve psikolojik durumların sınırlarına çekiyor. Peki, film tam olarak neyi anlatmaya çalışıyor? Gelin, hep birlikte bu soruyu daha derinlemesine keşfe çıkalım!

Filmin Teması: Kimlik ve Psikolojik Bozukluklar

Split, yönetmen M. Night Shyamalan'ın 2016 tarihli bir yapımıdır. Filmin ana karakteri Kevin (James McAvoy), 23 farklı kişiliğe sahip bir adamı canlandırıyor. Kevin’ın yaşadığı çoklu kişilik bozukluğu, film boyunca bizi karakterin derinlikli içsel çatışmaları ve ruhsal zorluklarıyla tanıştırıyor. Birçok kişilikle yaşayan Kevin, korkutucu ve karmaşık bir karakter olarak izleyiciyi sürekli olarak rahatsız eder.

Filmin en belirgin mesajlarından biri, insan kimliğinin ne kadar karmaşık olduğu ve ruhsal bozuklukların, bireyin dışarıya yansıttığı gerçek kimlikten çok daha fazlasını barındırabileceğidir. Kevin’ın 23 farklı kişiliği, her biri farklı yaşantılara, geçmişlere ve psikolojik profillere sahip olan bir insanın çeşitliliğini simgeliyor. Bu yönüyle, Split, çoklu kişilik bozukluğunun (Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu) sinemaya nasıl yansıyabileceğini keşfetmeye çalışıyor.

Bir erkek izleyici, filmdeki stratejik unsurlara daha çok odaklanabilir. Örneğin, Kevin’ın çoklu kişilikleri arasındaki çatışmalar, dışsal bir çözüm arayışını teşvik eder. Filmdeki bu karakter yapılarını, bir çeşit stratejik çözüm yolu gibi görmek mümkündür. Kevin’ın kişilikleri, farklı durumlara ve krizlere verdiği tepkiyi belirler, bu da izleyiciye psikolojik bir çözümleme fırsatı sunar.

Kadın izleyicilerse, Kevin’ın içsel dünyasında gezinirken empatik bir bakış açısı geliştirebilirler. Karakterin yaşadığı kimlik krizleri ve acıları, kadın izleyicilerin daha derin bir anlayışla yaklaşmasını sağlayabilir. Özellikle filmdeki Patricia, Denise ve Hedwig gibi kişilikler, güçsüzlük, travma ve koruma içgüdüsünü temsil eder ve bu, kadın izleyiciler için daha anlamlı olabilir. Film, izleyicisini yalnızca korkutmakla kalmaz, aynı zamanda insan ruhunun ne denli kırılgan ve çözülmeye açık olduğunu da gösterir.

Filmdeki Simgesel Öğeler: Kötülük ve Güç Arayışı

Kevin’ın kişiliklerinden biri olan “The Beast” (Canavar), filmin simgesel öğelerinden biridir. "The Beast", Kevin’ın kişiliklerinin en vahşi ve güçlü olanıdır. Bu kişilik, fiziksel olarak neredeyse doğaüstü bir güçle donatılmıştır ve genellikle filmdeki en korkutucu figürdür. Ancak, The Beast’in varlığı, sadece bir tehdit değil, aynı zamanda insanın içsel karanlık tarafının bir simgesidir. Bu, insanın kötüye olan eğilimlerini, gücü elinde tutma arzusunu ve en derin korkularını temsil eder.

Bu karakterin varlığı, toplumdaki güç ilişkileri ve bireysel travmalarla bağlantılıdır. Erkekler genellikle bu tür figürleri, sistemin dışına çıkmış ve kontrolsüz gücü simgeleyen bir karakter olarak görebilir. Ancak kadınlar, The Beast’in ardındaki travmayı ve mağduriyetin yarattığı karanlık gücü daha empatik bir şekilde değerlendirebilirler.

Filmin, aynı zamanda güç ve kontrol arayışına dair derin mesajlar verdiğini söylemek mümkün. Kevin’ın içsel dünyanın farklı kişilikleri, bu gücü kontrol etme çabalarının bir simgesidir. Bu çatışma, film boyunca izleyiciyi rahatsız eder ve karakterlerin ruhsal durumlarını anlamada zorluk çekeriz. Split, gücün ve kontrolün insan doğasındaki karanlık yönlerini sorgular, aynı zamanda toplumsal ve bireysel psikolojinin sınırlarını keşfeder.

Filmde Kadın Karakterler: Zayıflık mı, Güç mü?

Filmdeki kadın karakterler, özellikle de Casey (Anya Taylor-Joy), güç ve zayıflık arasındaki ince çizgide bir yolculuğa çıkar. Casey, başlangıçta, Kevin’ın şiddetinden kaçan bir kurban olarak görünse de, filmin ilerleyen bölümlerinde içsel gücünü keşfeder. Casey’nin karakteri, toplumsal olarak kadınların sıklıkla zayıf ve güçsüz olarak tasvir edilmesine karşı bir başkaldırı niteliği taşır. Bu, kadın izleyicilerin empatik bakış açılarıyla özdeşleşebilecek bir karakter derinliği sunar.

Casey’nin aslında güçlü bir figür haline gelmesi, kadınların, zorlayıcı ve travmatik durumlarla başa çıkma becerisini simgeler. Aynı zamanda, zayıflık ve güç arasındaki çizginin ne kadar belirsiz olduğunu da vurgular.

Filmin Toplumsal ve Psikolojik Yansımaları

Split, yalnızca psikolojik bir gerilim filmi değil, aynı zamanda toplumsal bir eleştiridir. İnsanların içsel dünyalarındaki karmaşayı ve toplumun buna karşı tutumunu ortaya koyar. Filmde, psikolojik bozukluklar genellikle toplumsal olarak dışlanan ve anlaşılmayan bir hastalık olarak sunulur. Kevin’ın durumu, onun toplumdan uzaklaşmasına ve psikolojik bir çöküş yaşamasına yol açar. Bu, aslında toplumların, ruhsal bozuklukları anlamaktaki zorluklarına dair bir eleştiridir.

Aynı zamanda, Split, insan doğasının çok katmanlı yapısını sorgular. Her birey, tek bir kimlikle tanımlanamayacak kadar karmaşıktır. Film, bu karmaşıklığın yüzeyine inerek, izleyiciye daha derin bir içsel yolculuğa çıkma fırsatı sunar.

Sonuç: "Split" Bize Ne Anlatmak İstiyor?

Sonuç olarak, Split filmi psikolojik bozuklukların, içsel kimlik krizlerinin ve toplumsal dışlanmanın derinlemesine bir keşfidir. Filmdeki karakterler, izleyiciye çoklu kimliklerin ve duygusal çatışmaların ne kadar yoğun olabileceğini gösteriyor. Filmin sunduğu güç, korku ve insan ruhunun karanlık yönleri, izleyiciyi hem psikolojik hem de toplumsal açıdan düşündürtmeye sevk ediyor.

Peki sizce, Split’in sunduğu psikolojik derinlik, toplumun ruhsal hastalıklara bakışını nasıl etkileyebilir? Kevin’ın kişilikleri ve The Beast figürü, modern toplumun karanlık yönlerini nasıl yansıtıyor? Bu film, sadece bir gerilim filmi mi, yoksa insan ruhunun karmaşıklığını anlamak adına daha derin bir mesaj mı veriyor?
 
Üst