Peşko nedir ?

Selin

New member
Forum konusu: Dil, kültür, toplumsal cinsiyet ve sosyal eşitsizlikler

Peşko Nedir? Kelimenin Anlamı, Kültürel Kökeni ve Toplumsal Hayattaki Yeri

Merhaba arkadaşlar,

Bazı kelimeler vardır ki günlük hayatta çok sık karşımıza çıkmasalar bile bir toplumun geçmişine, yaşam biçimine ve kültürel hafızasına dair önemli ipuçları taşırlar. İlk duyduğumuzda anlamını bilmediğimiz bu kelimeler, bazen yalnızca bir eşyanın adını ifade ederken bazen de belirli bir bölgenin yaşam kültürünü ve kuşaktan kuşağa aktarılan alışkanlıklarını yansıtır. Peşko da anlamı merak edilen bu kelimelerden biri.

Peşko kelimesini araştırırken yalnızca sözlük anlamına bakmanın yeterli olmadığını düşünüyorum. Çünkü bir kelimenin nerede kullanıldığı, kimler tarafından yaşatıldığı ve hangi kültürel çevrede anlam kazandığı da en az kelimenin kendisi kadar önemlidir. Özellikle Anadolu'nun ve Karadeniz'in yerel sözcüklerini incelerken dilin toplumsal sınıf, cinsiyet rolleri, bölgesel kimlik ve kültürel aidiyetle nasıl iç içe geçtiğini görebiliriz.

Bu yazıda peşkonun bilinen anlamını, bölgesel kültürle ilişkisini ve bu tür yerel kelimelerin sosyal yapılar açısından neden önemli olduğunu ele alalım. Ayrıca kültürel mirasın korunması, kadınların ve erkeklerin gündelik yaşamdaki farklı deneyimleri, ekonomik eşitsizlikler ve yerel ağızlara yönelik önyargılar üzerinde de duralım.
[HEADING=1]1. Peşko Nedir? Kelimenin Sözlük Anlamı[/HEADING]
Peşko, Türkçede özellikle Karadeniz ağzında soba veya küçük soba anlamında kullanılan yöresel bir kelimedir. Vikisözlük'te kelime, Karadeniz ağzına ait bir sözcük olarak kaydedilir ve kökeni Lazcaya bağlanır. Sesli Sözlük'te de peşko için soba, küçük soba ve saç soba anlamları verilir. Vikisözlük+1

Bu anlamıyla peşko, yalnızca bir ısınma aracının adı değildir. Geleneksel yaşamda evin ısınması, yemek hazırlanması ve aile üyelerinin ortak bir mekânda bir araya gelmesi gibi gündelik faaliyetlerle bağlantılıdır. Özellikle soğuk mevsimlerin belirgin olduğu bölgelerde soba, ev yaşamının merkezinde bulunabilir.

Burada önemli bir ayrıntı var: Yöresel kelimelerin anlamı, telaffuzu ve kullanım sıklığı köyden köye, ilçeden ilçeye değişebilir. Bu nedenle peşkonun her yerde aynı biçimde kullanıldığını veya bütün Karadenizlilerin bu kelimeyi bildiğini varsaymak doğru olmaz.

Ayrıca peşko ile peçe, peç veya benzer seslere sahip başka kelimeleri birbirine karıştırmamak gerekir. Bir sözcüğün anlamını belirlerken yalnızca ses benzerliğinden hareket etmek, yanlış sonuçlara ulaşılmasına neden olabilir.
[HEADING=1]2. Peşkonun Karadeniz Kültürüyle İlişkisi[/HEADING]
Karadeniz'in kültürel çeşitliliği yalnızca yemekleri, müziği, mimarisi veya geleneksel kıyafetleriyle sınırlı değildir. Bölgenin dilsel çeşitliliği de bu kültürün önemli bir parçasıdır. Türkçe ağızların yanı sıra Lazca gibi bölgesel dillerin etkileri, gündelik konuşmalarda ve yerel sözcüklerde görülebilir.

Peşkonun Lazca kökenli bir kelime olarak kaydedilmesi, diller arasındaki kültürel etkileşimin incelenmesi bakımından anlamlıdır. Ancak kelimenin etimolojik geçmişini daha ayrıntılı açıklamak için tarihsel sözlükler ve dilbilimsel çalışmalarla desteklenen araştırmalara ihtiyaç vardır. Mevcut sözlük kayıtları, kelimenin yöresel kullanımını anlamaya yardımcı olsa da bütün tarihsel gelişimini tek başına açıklamaz.

Böyle sözcüklerin yaşaması, dilin yalnızca okulda öğrenilen standart biçimden ibaret olmadığını hatırlatır. İnsanlar evde, pazarda, tarlada, atölyede ve komşularıyla konuşurken kendi çevrelerinde anlam kazanan kelimeler kullanırlar. Bu kelimeler, gündelik hayatın içinde doğal biçimde öğrenilir ve çoğu zaman yazılı kaynaklara geçmeden kuşaktan kuşağa aktarılır.

Bir çocuğun büyükannesinden duyduğu bir kelimeyi yıllar sonra kendi çocuklarına aktarması, kültürel hafızanın nasıl devam ettiğine dair basit ama güçlü bir örnektir. Peşko gibi yerel sözcükler de bu aktarımın bir parçası olabilir.
[HEADING=1]3. Toplumsal Cinsiyet: Peşko ve Ev İçi Emeğin Görünmeyen Yüzü[/HEADING]
Peşko gibi geleneksel ısınma araçlarının toplumsal cinsiyetle ilişkisini ele alırken şu soruyu sormak gerekiyor: Bir evin sıcak kalmasını sağlayan emek kim tarafından veriliyor?

Geleneksel hane yaşamında sobanın yakılması, yakıtın hazırlanması, yemeklerin pişirilmesi ve evin düzeninin korunması gibi işler farklı aile üyeleri arasında paylaşılır. Ancak bu sorumlulukların kimlere verildiği, toplumsal cinsiyet normlarından etkilenebilir. Bazı ailelerde erkekler yakacak taşıma veya sobayı kurma işini üstlenirken kadınlardan yemek hazırlama ve evin günlük düzenini sürdürmeleri beklenebilir. Elbette her aile böyle değildir; görev paylaşımı ekonomik koşullara, yaşa, çalışma düzenine ve kişisel tercihlere göre değişir.

Buradaki asıl mesele, bir işi kadınların veya erkeklerin doğuştan daha iyi yapması değil, o işin toplumsal olarak kime yakıştırıldığıdır.

UN Women'ın 2023 tarihli değerlendirmesi, dünya genelinde kadınların ücretsiz bakım ve ev işlerine erkeklerden ortalama 2,8 saat daha fazla zaman ayırdığını bildiriyor. Bu fark, ev içi emeğin dağılımındaki eşitsizliğin yalnızca kişisel tercihlerle açıklanamayacağını gösteriyor. UN Women Data Hub+1

Bu veriyi peşko özelinde yapılmış bir araştırmanın sonucu olarak değerlendirmemek gerekir. Ancak geleneksel ev yaşamını anlamak için önemli bir çerçeve sunar.

Örneğin, sobanın bulunduğu bir evde sabah erkenden kalkıp evi ısıtan, çocukların kahvaltısını hazırlayan ve işe gitmeden önce evin diğer ihtiyaçlarını karşılayan bir kadın düşünelim. Bu kişinin emeği, aile yaşamının devamı açısından vazgeçilmez olsa da çoğu zaman ekonomik bir karşılık görmez. Aynı şekilde sobayı yakmak için yakacak taşıyan, uzun saatler çalışan veya evin ısınma sistemini onaran bir erkeğin emeği de fiziksel açıdan yorucu olabilir.

İki deneyimi karşılaştırırken birini önemsizleştirmek yerine işlerin nasıl paylaşıldığına, ne kadar zaman aldığına ve kimlerin dinlenme fırsatı bulabildiğine bakmalıyız.

Kadınların deneyimleri yalnızca mağduriyet üzerinden, erkeklerin deneyimleri de yalnızca çözüm üretme üzerinden açıklanamaz. Ev işlerini tek başına üstlenen erkekler, ekonomik baskı altında yaşayan kadınlar, bakım sorumluluğunu eşit paylaşan çiftler ve farklı aile yapıları da bu tartışmanın parçasıdır.

Sizce ev işlerinin paylaşımını asıl belirleyen şey kişisel tercihlerimiz mi, yoksa çocukluğumuzdan itibaren öğrendiğimiz toplumsal roller mi?
[HEADING=1]4. Sınıfsal Eşitsizlik: Isınma Bir İhtiyaç mı, Ekonomik Ayrıcalık mı?[/HEADING]
Peşko kelimesinin çağrıştırdığı geleneksel soba yaşamı, sınıfsal eşitsizlikleri anlamak açısından da düşündürücüdür.

Isınma, barınma gibi temel bir ihtiyaçtır. Ancak herkes bu ihtiyacı aynı koşullarda karşılayamaz. Geliri yüksek bir aile, iyi yalıtılmış bir evde merkezi ısıtma kullanabilirken düşük gelirli bir aile, ısınma maliyetlerini azaltmak için daha fazla çaba harcamak zorunda kalabilir. Bazı hanelerde geleneksel soba ekonomik veya kültürel bir tercihken bazılarında alternatiflerin sınırlı olmasının sonucu olabilir.

Bu ayrımı gözden kaçırmamak gerekir. Bir evde soba bulunması, o hanenin mutlaka yoksul olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde modern ısıtma sistemine sahip olmak da kişinin bütün ekonomik sorunlardan uzak olduğu anlamına gelmez.

Yine de enerjiye erişim ile gelir arasındaki ilişki önemlidir. Yakıt fiyatları yükseldiğinde düşük gelirli haneler bütçelerinin daha büyük bir bölümünü ısınmaya ayırabilir. Bunun sonucu olarak başka ihtiyaçlardan kısmak, daha soğuk bir evde yaşamak veya daha ucuz fakat daha fazla emek gerektiren yöntemlere yönelmek zorunda kalabilirler.

Dünya Bankası, sosyal dışlanmanın gelir farklılıklarının ötesine geçerek insanların yaşadıkları yer, meslekleri, toplumsal cinsiyetleri ve etnik kimlikleri gibi etkenlerle de bağlantılı olduğunu vurguluyor. World Bank Group

Bu bakış açısından peşko, yalnızca geçmişten kalan bir eşya adı olarak değil, farklı yaşam koşullarını tartışmak için bir başlangıç noktası olarak da düşünülebilir.

Kırsal bölgelerde yaşayan herkesin aynı imkânlara sahip olduğunu söyleyemeyiz. Bazı aileler yakacaklarını kendi üretimlerinden karşılayabilirken bazıları satın almak zorundadır. Kentte yaşayan düşük gelirli bir hane ise kira, elektrik ve doğalgaz giderleri nedeniyle farklı türde bir enerji yoksulluğu yaşayabilir.
 
Üst